4 Mart 2016 Cuma

Türkiye Politikaları Bağlamında Hillary Clinton ve Donald Trump


Geçtiğimiz gün yapılan ve “Süper Salı” adı verilen ön seçimler sonucunda, ABD’de 8 Kasım 2016 tarihinde yapılacak olan Başkanlık seçimlerinde yarışacak adaylar büyük ölçüde netleşti: Hillary Clinton (Demokratlar) ve Donald Trump (Cumhuriyetçiler). Daha önceki bir yazımda ön seçimlerde ter döken iddialı Başkan adaylarının genel vizyonlarını zaten özetlemiştim.[1] Ancak bu yazıda, sona kalacak iki aday olan Clinton ve Trump’ın Türkiye politikaları özelindeki düşüncelerini özetlemeye çalışacağım.


Hillary Clinton

Daha önce Dış İşleri Bakanlığı yapmış olmasının getirdiği tecrübe sayesinde gerek dünya politikası, gerekse de Türkiye konusunda Trump’a kıyasla çok daha bilgili olduğu gözlemlenen, ancak bu dönemde yaşanmış olan bazı olumsuzluklar nedeniyle çeşitli eleştirilere de konu olan Hillary Clinton, kısa bir süre önce yayınladığı “Hard Choices” (Zor Seçimler) adlı kitabında[2], Türkiye ve Türk siyasetçiler hakkında bazı düşüncelerine de yer vermiştir. Kitabında “Türkiye’nin Endonezya gibi demokrasi, modernlik, kadın hakları, laiklik ve İslam’ın bir arada yaşayıp yaşayamayacağını test ettiğini ve Ortadoğu’daki diğer insanların Türkiye’yi bu noktada izlediğini” belirten Clinton, Türk-Amerikan ilişkilerinde hırslı bir siyasetçi olarak nitelendirdiği Erdoğan’ın kilit kişi olduğunu yazmıştır.[3] Yine aynı kitapta, Clinton, Başbakan Ahmet Davutoğlu içinse “Davutoğlu, bulunduğu makama tutku ve bilgelik getirdi, yapıcı ve dostça bir çalışma ilişkisi geliştirdik ve çok defa gerginlik olmasına rağmen hiçbir zaman kopmadık” diyerek Davutoğlu ile yakın mesaisini belirtmiştir.[4] Clinton, kitabında Erdoğan’ın son dönemde otoriterleşmeye başlayan çizgisi konusunda ise eleştirel bir duruş sergilemiştir.[5] Suriye konusunda Obama’ya kıyasla daha şahin bir isim olan Clinton, uçuşa yasak bölge ilan edilmemesi ve ılımlı muhalefetin yeterince silahlandırılmaması konularında Obama yönetimini eleştirmiştir.[6] Demokrasi vurgusu ve ılımlı İslam düşüncesi nedeniyle Trump’a kıyasla Türkiye’ye daha yakın bir siyasetçi olduğu gözlemlenen Clinton[7], Suriye konusunda da Esad’a karşıt olması bağlamında Türkiye’den daha çok destek alabilir. Ancak Obama yönetiminin Suriye’deki pasif politikalarını devam ettirmesi halinde, Clinton’ın Suriye politikası Türkiye’nin işine gelmeyebilir. Zira Suriye’de Esad yönetimi, PKK uzantısı olan PYD-YPG ve IŞİD gibi üç farklı düşmanla karşı karşıya kalan Türkiye, önümüzdeki dönemde askeri-güvenlik politikalarına yönelmek zorundadır. Hillary’nin bir diğer önemli artısı ise Türkiye-İsrail ilişkilerini düzeltebilecek bir konumda olmasıdır.[8] İsrail’de sevilen bir siyasetçi olan Clinton, Demokrat bir Başkan olan Obama döneminde İsrail’deki sağ Netanyahu hükümetiyle ABD arasında yaşanan sorunları da çözebilecek uzlaştırıcı bir isimdir. Suriye konusunda henüz bir kara operasyonu için yeşil ışık yakmayan Clinton, buna karşın IŞİD hedeflerini daha fazla bombalama ve uçuşa yasak bölge önerisinde ısrarcıdır.[9] Buna ek olarak, Clinton, Türkiye’nin IŞİD konusunda daha katı bir tutum alması gerektiğini belirtmektedir.[10] Ayrıca Clinton’ın şu sıralar Türkiye’de terör örgütü muamelesi gören ılımlı İslamcı Fethullah Gülen cemaatinden yoğun bağış alması da ABD’de eleştiri konusu yapılmaktadır.[11] Clinton’ın Başkanlığı döneminde Türkiye ile ABD arasındaki model ortaklığın hız kesmeden devam edeceği, ancak otoriterleşme ve kadın hakları gibi konularda çeşitli sorunlar yaşanabileceği öngörülebilir.


Donald Trump

Kendi başına yapmış olduğu inanılmaz servetin de ispatladığı üzere iş yapmayı bilen ve ticari zekâsı yüksek bir isim olan ABD Başkan adayı Donald Trump, öncelikle Türkiye’de de çeşitli yatırımlara sahiptir. İstanbul’un Şişli bölgesinde Türk medya patronu Aydın Doğan’la birlikte 2010 yılında açılan Trump Towers[12] adlı ultra-lüks bir rezidans yaptırmış olan Trump, yine Doğan’la beraber Mecidiyeköy’de bir alışveriş merkezi de yaptırmıştır.[13] Trump’ın Müslümanlara yönelik sözleri iş ortağı Doğan’ı da zor duruma düşürmüş ve Doğan, Trump’ı kınamak zorunda kalmıştır.[14] Müslümanlara ve göçmenlere karşı sert sözleriyle dikkat çeken Trump, bugüne kadar hâlihazırdaki ABD Başkanı Barack Obama, Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Franciscus, Cumhuriyetçi Parti’nin bir önceki Başkan adayı Mitt Romney[15] ve daha birçok ünlü kişi tarafından düşünceleri nedeniyle eleştirilmiş sivri bir isimdir.[16] Ancak Trump’ın Müslümanlara yönelik kullandığı ayrımcı dilin, Türkiye’de benzerleri farklı gruplara karşı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından sıklıkla kullanılan popülist iç politik argümanlar olduğu algısı Türkiye’de de hayli yüksektir. Bu nedenle Trump’a yönelik tepkiler, bu ülkede -İslamcı basın haricinde-[17] neredeyse hiç yoktur. Siyaset Bilimi Profesörü Ersin Kalaycıoğlu’na göre; Trump’ın “ABD müttefiki olan Müslüman nüfusu yoğun Suudi Arabistan ve Türkiye gibi ülkelerle hiçbir sorunu yoktur”.[18] Ayrıca Trump’ın, Suriye konusunda Körfez ülkelerinden toplayacağı fonlarla ülke içerisinde göçmenler için güvenli bir bölge kurma önerisi, 3 milyona yakın göçmene ev sahipliği yapan ve ekonomik açıdan çok zor günler geçiren Türkiye’nin de işine gelebilecek önemli bir açılımdır.[19] Trump’ın Vladimir Putin ve Kim Jong-un gibi otoriter liderlere övgüler yağdırması, Başkan olursa Türkiye’de de insan hakları ihlalleri konusunda bu ülkeyi fazla sıkıştırmayacağı algısı yarattığı için, iktidardaki AK Parti çevrelerinde olumlu puan toplamasına neden olabilir. Zira son dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türk tipi Başkanlık söylemleri ve muhaliflere yönelik baskılar nedeniyle Türkiye’deki hükümete yönelik otoriterleşme eleştirileri de dünya basınında hızla artmaktadır. Ancak büyük oranda İslamcı bir tabana hükmeden bu partinin, bu durumda tabanını yönlendirme konusunda biraz zorlanması gibi bir durum söz konusu olabilir. Daha önce bu konuda inanılmaz büyük başarılar gösteren bir siyasetçi olan Tayyip Erdoğan, bu konjonktürü ustalıkla yönetebilecek ve eğitimsiz kesimleri farklı kültürel politikalarla sakin tutabilecek bir isim olduğu için, Trump’ın seçilmesi durumunda onunla çok yakın bir işbirliği içerisine girebilir. Zira Suriye’de IŞİD hedeflerine yönelik bir askeri müdahale de, Trump’ın Başkanlığında daha olası gözükmektedir ve bu konu, artan güvenlik riskleri nedeniyle Türkiye’nin de işine gelecektir. Ancak Trump’ın, Rus lider Putin’e benzer şekilde Türkiye’yi IŞİD tarafında olmakla suçlaması[20], Trump’ın seçilmesi durumunda ilk başlarda ikili ilişkilerde bir güvensizlik ortamının doğmasına neden olabilir. Yine de Trump’ın Başkanlığı, Türkiye ile ilişkilerin bozulacağı anlamına kesinlikle gelmez. Zira herşeye rağmen laik bir ülke olan Türkiye, IŞİD terörü ve artan radikal İslamcılık nedeniyle çok zor günler geçirmektedir ve bu nedenle Batı ile (ABD ve AB) olan ittifakına son aylarda daha büyük özen göstermeye başlamıştır. Bir NATO üyesi olan Türkiye, Trump’ın Başkanlığında bölgede askeri açıdan çok önemli roller üstlenebilir. Ayrıca Trump’ın da, Başkan seçilirse şimdilerde oy almak için kullandığı aşırı söylemlerden geri adım atması kesin gibidir. Zira ABD’nin Müslüman dünyasında çok önemli bağlantıları ve ittifakları bulunmaktadır. Yine de bu konuda, Clinton’ın şansı Trump’a kıyasla daha fazladır.

Son olarak, ABD Başkanlık seçimleri değerlendirilirken şu akılda tutulmalıdır; ABD, Türkiye gibi Müslüman nüfusu yoğun bir ülke değildir. Oy veren vatandaşların büyük çoğunluğu Hıristiyandır ve bu kişilerde İslam ve Müslüman algısı hiç de olumlu değildir. ABD seküler bir ülke olmasına karşın, bu ülkede dindar hatta bağnaz Hıristiyan grupların etki alanları hiç de azımsanmayacak kadar güçlüdür. Milliyetçilik de ortalama Amerikan seçmeni açısından güçlü bir eğilimdir. Dahası, ABD’nin en etkili lobi gruplarından olan Yahudiler de, İslamcı hareketler karşısında güvenlik riskleri yaşayan İsrail’e olan bağlılıkları nedeniyle bu konuda genel Amerikan seçmeninin çizgisiyle uyumlu durumdadır. Bu nedenle, Türkiye’deki insanlara garip gelen Trump’ın kullandığı söylemler, ABD özelinde o kadar da garip karşılanmayabilir. Ancak ABD’deki göçmen ve Müslüman oyları, bu seçimde elbette Trump’tan ziyade Clinton’a gidecektir. Bu nedenle seçim muhtemelen başabaş geçecektir. Son anketler Clinton’ı Trump karşısında kesin favori olarak işaret etse de[21], son düzlükte Trump da popülaritesi ve esprili kişiliği sayesinde atağa kalkabilir. Dahası, Amerikan tarihinde hiç kadın Başkan olmaması, Trump’ı ortalama seçmen açısından daha cazip hale getirebilir. Ancak şu an için Clinton’ın daha önde olduğu ve favori aday olarak gözüktüğü kesin olarak belirtilmelidir. Türkiye açısından kimin daha iyi bir Başkan olacağı ise, Türkiye’de de siyasi partilerin birbirinden oldukça farklılaşan vizyonları nedeniyle cevaplanması kolay olmayan bir sorudur. Ancak Clinton’ın Trump’a kıyasla Türkiye’ye biraz daha yakın bir isim olduğu söylenebilir. Clinton’ın eşi ve eski ABD Başkanı Bill Clinton’ın da Türkiye’de en sevilen ABD Başkanlarından biri olduğu hatırlanırsa, Clinton ismi Türk halkına Trump’a kıyasla çok daha sıcak gelecektir. Ancak Trump’ın Başkan seçilmesini de bir felaket senaryosu olarak görmemek gerekir. Zira ekonomik düşünen bir siyasetçi olan Trump, kârlı olduğu sürece Türkiye ile ilişkileri geliştirmekte hiçbir sakınca görmeyecektir.

Yrd. Doç. Dr. Ozan ÖRMECİ


[1] Bakınız; Ozan Örmeci (2015), “İddialı ABD Başkan Adaylarının Vizyonları”, Uluslararası Politika Akademisi, Erişim Tarihi: 04.03.2016, Erişim Adresi: http://politikaakademisi.org/2015/12/22/iddiali-abd-baskan-adaylarinin-vizyonlari/.
[3] “Hillary Clinton’ın gözünden Türkiye” (2014), Radikal, Erişim Tarihi: 04.03.2016, Erişim Adresi: http://www.radikal.com.tr/dunya/hillary-clintonin-gozunden-turkiye-1196542/.
[4] “Hillary Clinton’ın gözünden Türkiye” (2014), Radikal, Erişim Tarihi: 04.03.2016, Erişim Adresi: http://www.radikal.com.tr/dunya/hillary-clintonin-gozunden-turkiye-1196542/.
[5] Tolga Tanış (2014), “Hillary Clinton kitabında Türkiye’yi anlattı”, Hürriyet, Erişim Tarihi: 04.03.2016, Erişim Adresi: http://www.hurriyet.com.tr/hillary-clinton-kitabinda-turkiyeyi-anlatti-26586131.
[6] “Clinton: Uçuşa yasak bölge ilân etmeliydik” (2015), Al Jazeera Türk, Erişim Tarihi: 04.03.2016, Erişim Adresi: http://www.aljazeera.com.tr/haber/clinton-ucusa-yasak-bolge-ilan-etmeliydik.
[7] “Clinton Türkiye tezine Trump Rusya’ya yakın” (2016), Milliyet, Erişim Tarihi: 04.03.2016, Erişim Adresi: http://www.milliyet.com.tr/clinton-turkiye-tezine-trump/dunya/detay/2202030/default.htm.
[8] “Hillary Clinton, Türkiye ve İsrail arasında köprü olmaya çalıştığını söyledi” (2015), Sözcü, Erişim Tarihi: 04.03.2016, Erişim Adresi: http://www.sozcu.com.tr/2015/dunya/hillary-clinton-turkiye-ve-israil-arasinda-kopru-olmaya-calistigini-soyledi-932246/.
[9] “Hillary Clinton’s ISIS strategy: More bombs, ‘intelligence surge,’ and no-fly zone” (2015), RT, Erişim Tarihi: 04.03.2016, Erişim Adresi: https://www.rt.com/usa/322785-hillary-clinton-isis-strategy/.
[10] “Clinton asks Turkey to ’make up its mind’ on ISIL” (2015), Today’s Zaman, Erişim Tarihi: 04.03.2016, Erişim Adresi: http://www.todayszaman.com/anasayfa_clinton-asks-turkey-to-make-up-its-mind-on-isil_404357.html.
[11] Chuck Ross (2015), “Followers Of A Mysterious Turkish Islamic Cleric Have Donated Heavily To Hillary’s Campaign And Family Charity”, Daily Caller, Erişim Tarihi: 04.03.2016, Erişim Adresi: http://dailycaller.com/2015/11/22/followers-of-a-mysterious-turkish-islamic-cleric-have-donated-heavily-to-hillarys-campaign-and-family-charity/#ixzz41wrJSSsl.
[13] “Aydın Doğan’a Trump Tepkisi” (2015), Sabah, Erişim Tarihi: 04.03.2016, Erişim Adresi: http://www.sabah.com.tr/gundem/2015/12/10/aydin-dogana-trump-tepkisi.
[14] “Turkish business partner condemns Donald Trump's anti-Muslim stance” (2015), The Guardian, Erişim Tarihi: 04.03.2016, Erişim Adresi: http://www.theguardian.com/world/2015/dec/11/donald-trump-towers-istanbul-condemns-anti-muslim-stance.
[15] “Romney: Donald Trump bir sahtekâr” (2016), Sputnik Türkiye, Erişim Tarihi: 04.03.2016, Erişim Adresi: http://tr.sputniknews.com/abd/20160304/1021280236/abd-mitt-romney-donald-trump.html.
[16] “Donald Trump, Müslümanlardan Papa’ya, mültecilerden Obama’ya herkesi topa tuttu” (2016), Euronews, Erişim Tarihi: 04.03.2016, Erişim Adresi: http://tr.euronews.com/2016/03/02/donald-trump-muslumanlardan-papa-ya-multecilerden-obama-ya-herkesi-topa-tuttu/.
[17] Pınar Tremblay (2015), “Türkiye Trump’ın başkanlığına hazırlanıyor”, Al Monitor, Erişim Tarihi: 04.03.2016, Erişim Adresi: http://www.al-monitor.com/pulse/tr/originals/2015/12/turkey-usa-prepares-for-trump-presidency.html.
[18] “Trump’ın Sözleri Türkiye’de Ciddiye Alınmadı” (2016), Amerika’nın Sesi, Erişim Tarihi: 04.03.2016, Erişim Adresi: http://www.amerikaninsesi.com/content/trump-in-sozleri-turkiye-de-ciddiye-alinmadi/3093876.html.
[19] “Donald Trump'tan Türkiye'nin tezine destek” (2016), CNN Türk, Erişim Tarihi: 04.03.2016, Erişim Adresi: http://www.cnnturk.com/video/dunya/donald-trumptan-turkiyenin-tezine-destek.
[20] “Trump aligns with Putin in accusing Turkey of siding with ISIL” (2015), Politico, Erişim Tarihi: 04.03.2016, Erişim Adresi: http://www.politico.com/story/2015/12/trump-putin-isil-turkey-216309#ixzz41w0lUyhD.
[21] “National poll: Clinton, Sanders both top Trump” (2016), CNN Politics, Erişim Tarihi: 04.03.2016, Erişim Adresi: http://edition.cnn.com/2016/03/01/politics/donald-trump-hillary-clinton-bernie-sanders-poll/index.html.

Hiç yorum yok: